ANASAYFA
HAKKIMIZDA
İLETİŞİM
ÜYE
  ANAHTAR KELİME :  
Untitled Document
Erenköy Sürüngeni - I. Cilt - Kıbrıs ve Kıbrıs Tarihi - Hüseyin Laptalı
Üniversite öğrenimini yarıda kesip, vatan savunmasına koşan Hüseyin Laptalı’nın iki ciltlik eseri, Üsteğmen Atilla Çilingir’e göre daha sert hükümlerle dolu. Çilingir, yanlış anlaşılabilecek cümlelerde, değerlendirmelerden özellikle kaçınmış gibi. Kıbrıs doğumlu olan Laptalı, birinci cildin önsözünde, bizim de katıldığımız bir tespiti yapmaktan çekinmiyor: “Düşmanlarımız bizlere AB rüşveti sunarak ocağımıza incir dikmek istemektedirler” dedikten sonra şöyle devam ediyor:
“Kıbrısta öteden beri uygulanan Türkleri efendice öldürünüz’ programlarını Türkleri efendice söküp, dağıtıp, yok ediniz’ programına çevirmişler. Batı Medeniyetleri Egemen dukalışına, Birleşmiş milletler Genel sekreteri de dahil olmuş, inatla ve ısrarla bu hususu diretiyorlar. Bana (Kıbrıs Türküne) sen yoksun, çek git, kaybol diyorlar. Nasıl kaybolayım, ben varım işte! Kendimi mi inkar edeyim! Kendimi mi öldüreyim! İntihar mı edeyim! Boşver, vebali boyunlarına, gelsinler kendileri öldürsünler.”
Kıbrıs doğumlu olmasına rağmen, Erenköy cihadında ilk karşılaştığı manzara Laptalıyı da şaşırtmış. Halkın fakirliği, çaresizliği bir yana eğitim yetersizliğinden kaynaklanan farklılık da genç mücahidi şaşkına çevirmiş ve kendi kendine “Yoksa burası Kıbrıs Türk köyü değil mi? sorusunu sormasına sebep olmuş. Yazarın deyimi ile “bozuk Türkçe ve tarzanca bir lehçe” konuşulmasına hayret ettiğini kaydetmeden geçememiş. Ercüment Yavuzalp’in şu olayın benzerini Laptalı da yaşamış:
Ben adada göreve yeni başladığım sırada, eski adı Limnidis olan Yeşilırmak köyünü de ziyaret etmiştim. Köy kahvesinde soydaşlarla sohbet ederken, bir köşede oturmuş olan bir ihtiyar nazarı dikkatimi çekti. Hiç söze karışmıyor, konuşulanların da üzerinde pek fazla etki yaratmadığı izlenimini veriyordu. Yanına yaklaşıp konuşmak istedim. Söylediklerimi boş gözlerle dinledi, fakat hiçbir cevap vermedi. Etrafta gülüşmeler oluyordu. Köy muhtarı da yüzünde hafif bir tebessümle yanıma geldi ve “Beyim, o Türkçe bilmez” dedi. İhtiyarın tipinde, ne de giyinişinde, ne de oturup kalkışında diğerlerinden farklı bir taraf olmadığı için şaşırdım. Rumun burada ne işi var diye sordum “Rum değil, Türktür. Buradaki yaşlıların çoğu Rumca konuşur, Türkçe bilmez” dedi. O bölgedeki bazı köylerde, ki bunların için de eski adı “Kokkina” olan serhat şehri Erenköy de var, Türkler son zamanlara kadar aralarında sadece Rumca konuşur, Türkçe bilmezlermiş. Bu köylere Türkçe son yıllarda girdiği için, çok yaşlıların bazıları hâlâ Türkçeyi öğrenememişler. Buna rağmen, benim Yeşilırmak’ta rastladığım Türkçe bilmeyen, fakat Türklüğünün ve mensup olduğu dinin bilincinde olan ihtiyar, davasına sahip çıkan diğer soydaşları gibi köyünde mücadelenin içindeydi.” (Kıbrıs Yangınında Büyükelçilik, Ankara, 1993, Sayfa: 232)
Yazar: Hüseyin Laptalı
Kitap Bilgileri :

ISBN : 975-288-177-7
Basım Yılı : 2003
Sayfa Sayısı : 344

Fiyatı : 15 YTL (KDV+KARGO DAHİL)
SATIN AL
TAVSİYE ET
 
 
Untitled Document
anasayfa | hakkımızda | üye | iletişim
                    
Cinnah Cd. 30/4 Çankaya - ANKARA
Tel: (0312) 426 25 89 - 467 12 78 Fax: (0312) 426 25 89
Ziyaretçi Sayısı
19522
e-mail: kitapvitrini@kitapvitrini.com